Hidrojenle çalışan trenler demiryolu ulaşımının geleceği olabilir mi?

Endüstriyel süreçlerden artan gazı kullanan ve çevre dostu özelliklere sahip hidrojenle çalışan tren, geleceğin sürdürülebilir taşımacılığının anahtarlarından olabilir.

Su buharından başka emisyon salımı yapmadan, neredeyse gürültüsüz çalışabilen dünyanın hidrojenle çalışan ilk treni Alstom tarafından geliştirildi. Alstom, endüstride hidrojenle çalışan trenlere doğru yeni bir hareket başlatabileceğine inanıyor.

Yüksek mukavemetli çelik, daha hafif oluşu ve sağlam olma nitelikleriyle daha düşük karbon emisyonu ve daha iyi yakıt verimliliği sağlamaktadır.
Hidrojenli tren nasıl çalışıyor?
• Hareketli hidrojen dolum istasyonlarından sağlanan hidrojen, trenin çatısındaki yakıt hücresinde depolanır.
• Hidrojen daha sonra, yine çatıda bulunan basınç tankına pompalanır;
• Yakıt hücresi tarafından üretilen elektrik, çekiş için enerji sağlarken yalnızca buhara çevrilen suyu kullanır; ve
• Aracın altına yerleştirilmiş lityum iyon akülerde bir yandan ek enerji sağlar.

iLints yakıt hücresi yalnızca araç hızlanırken çalışır, fren yaptığında kapanır, böylece hidrojen tasarrufu sağlanmaktadır. Bu süreç, trenin akıllı enerji yönetim sistemi ve esnek enerji depolama kapasitesi tarafından yönetilmektedir.

Hidrojen şu anda sektörden bir yan ürün olarak tedarik edilmektedir, ancak Alstom gelecekte elektroliz yoluyla rüzgar enerjisinden hidrojen üretmeyi amaçlamaktadır. Tren ikamelerine göre daha az ses çıkarmakta ve böylece yerel halk için gürültü kirliliğini azaltmaktadır.
Alstom, iLint’in tek bir tam dolu hidrojen deposuyla 1.000 mil yol kat edebildiğini ve 140 km/saat hıza çıkabildiğini belirtiyor. Amaçları, Coradia iLint’in, mevcut dizel trenlerin yerini almasıdır.

Are hydrogen powered trains the future of rail?

PAylaş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on skype
Share on whatsapp
Share on email