MARKALARIN DURUŞLARININ TÜKETİCİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

2018 Edelman Kazanılan Marka çalışması yayınlandı. Tüm tüketicilerin neredeyse yarısı (%46), markaların ülkelerin sorunlarını çözme konusunda hükümetlerden daha iyi fikirlere sahip olduğuna inanıyor. Rapora göre insanlar alışveriş yaparken, ürünleri kadar markanın prensiplerini de önemsiyorlar. Duruşlarını göstermek artık markalar için bir seçenek değil, bir zorunluluk haline geliyor.
2018 Edelman Kazanılan Marka çalışması, dünya çapındaki tüketicilerin neredeyse üçte ikisinin (yüzde 64), 2017’den bu yana 13 puanlık kayda değer bir artışla markalara olan inançları doğrultusunda alışveriş yaptığını ortaya koyuyor.
Rapora göre amaç odaklı zihniyet yaygınlaşıyor. Amaç odaklı müşteriler tüm yaş grupları ve tüm gelir seviyelerinde anket yapılan her ülkede çoğunluk olmuş durumda.


Şekil 1: Amaç odaklı müşteriler ve yıldan yıla değişim yüzdesi
35-54 ve 18-34 yaş arasındaki birçok tüketici markaya olan inançları doğrultusunda satın alıyor. Ancak en etkileyici değişim, bir önceki yıla göre büyük bir artış gösteren (%18) 55 yaş ve üstü katılımcılar arasında tespit edilmiş.


Şekil 2: Amaç odaklı müşterilerin yaş grubu kırılımı

Bir markanın duruşu hem satın alma niyetini hem de savunuculuğu teşvik ediyor. Katılımcıların %60’ı bir satın alma yaparken, markaların önemli konulardaki değerlerinin ve konumlarının ne olduğu konusunda beni bilgilendirmeli diyor. Ayrıca %67’si sorumlu konumu nedeniyle ilk defa bir markanın ürününü satın aldığını belirtiyor. Rapora göre markanın duruşuna odaklanan bir iletişim, ürünlerin özelliğinden daha çok insanları markanın savunucusu haline getiriyor. Ayrıca markanın duruşunun tüketici etkileşiminde önemli olduğu vurgulanıyor.

PAylaş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on skype
Share on whatsapp
Share on email