Paylaşılan Değeri Arttırabilmek İçin Sosyal İnovasyon

Sosyal inovasyon, tüm dünyada tartışılan bir terim haline geliyor. Sosyal kalkınma ve sosyal inovasyon konusunda artan bir ilgi, hükümet desteğinde bir artış vardır. Çünkü toplumsal sorunları daha sürdürülebilir, kapsayıcı ve güçlü toplumlara dönüştürme konusunda kolaylaştırıcı bir faktör olduğu görülmektedir.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda bugünün küresel krizleri (iklim değişikliği, işsizlik ve yoksulluk gibi) hem ekonomik hem de sosyal içeriğe sahiptir. Mevcut ekonomik kriz bize, yalnızca ekonomik fayda sağlamak için değil, aynı zamanda sosyal sorunların öngörülmesi ve çözülmesi için de tüm olası kaynakları seferber etmenin önemini hatırlatıyor.

21. yüzyılda inovasyon, geçen yüzyılda benimsenen kâr odaklı ve ulusal hedefli olarak nitelendirilen modelden farklıdır. İnovasyonun temel nedeni ekonomik değer üretmektedir. Ancak, geleceğin toplumuna baktığımızda, küresel çapta işbirliği yaparak ve birlikte hareket ederek sosyal sorunları inovasyon yoluyla ele almamızı sağlayan yeni bir sistem kurmanın önemi görülmektedir. Bu nedenle, inovasyonu teşvik etmenin yollarını tespit etmeye ihtiyacımız vardır, bu da sosyal ve kamusal değer üretmekle ilgilidir.

Bugünün sosyal sorunları, karmaşık ve acil niteliktedir. Yaşlanan toplumlardan ve iklim değişikliğinden enerji verimliliği ve güvenliğine kadar birçok problemimiz olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir. Ekonomik büyüme ve refah arasındaki kopukluğun arttığı konusunda uzmanlar arasında fikir birliği vardır. Bu doğrultuda, araştırma ve inovasyon büyümenin ana faktörlerinden biri haline gelmiştir. Sosyal inovasyon, bu iki gücü uzlaştırmanın, aynı zamanda büyümeyi ve toplumsal değeri aynı seviyeye getirmenin ve böylece paylaşılan değer yaratmanın bir yolu olabilir.

Sosyal İnovasyon Trendleri

Sosyal sorunları çözme yolunda sosyal inovasyona olan ilginin artmasına rağmen, hala aşılması gereken bazı engeller vardır.
Sosyal kalkınma ve sosyal yeniliğin önündeki bu engeller, sosyal sorunların doğasından ve özgüllüklerinden kaynaklanmaktadır.
1. Birincisi, geleneksel kavramlar ve sistemler bu faaliyetleri doğru bir şekilde anlamak için yeterli değildir. Sosyal sorunları sosyal inovasyon yoluyla ele almak, açık ve anlaşılmış tanımlar koymayı ve inovasyonun değişen doğasını ekonomik, sosyal ve teknik faktörlerin çeşitliliğini daha iyi anlamak için yeni bir çerçeve oluşturmayı gerektirir.
2. Sosyal inovasyonlar doğası gereği çeşitli sorunları “sosyal sorunlar” olarak ele aldığı için genellikle çok boyutludur. Bu, bilim ve teknoloji kullanımında çeşitlilik gerektirmektedir. Bu çok boyutluluk demografik değişiklikler, iklim değişikliği, yoksulluk, istihdam, sağlık hizmetleri, eğitim ile ilgili olduğundan, ‘sosyal inovasyon’ geniş bir kapsama sahiptir. Mevcut sosyal sorunların çok boyutlu oluşu ve sosyal inovasyonun desteklenmesi konusundaki başarısızlık, bir araştırma ve inovasyon yönetişimi reformu gerektirmektedir.
3. Sosyal sorunlar çok paydaşlı yapılar tarafından ele alınmaktadır (örneğin üniversiteler, araştırma enstitüleri, özel şirketler, hükümet, sivil toplum, vatandaşlar). Önceliklerin belirlenmesi ve paydaşların katılımını teşvik etme konusunda daha fazla araştırma gereklidir. Bunu yapabilmek için yeni bir yönetişim sisteminin, özellikle de ortaklıkları kolaylaştırmayı amaçlayan katılımcı araçların geliştirilmesi, etkili olabilmek için güçlendirilmelidir.
4. Ayrıca, mevcut kurumları ve araçlarını zorlayan yeni aktörler ortaya çıkmıştır. Bu aktörler sosyal girişimciler ve işletmelerden bilim insanlarına, Uluslararası Örgütlerden STK’lara ve vakıflara kadar uzanmaktadır. Aralarında uygun ve verimli bir işbirliği kurmak için yeni bir yol bulunmalıdır. Sosyal inovasyon sistemindeki rolleri, teknik ve sosyal ilerlemenin etkili bir itici gücü olacak şekilde yeniden şekillendirilmelidir. Özellikle, yeni bir aktör olarak, sosyal girişimcilik bu eğilimi teşvik etmek için gittikçe daha önemli hale gelmiştir, ancak yine de hükümetler tarafından tam olarak tanınmalı ve desteklenmelidir.
5. Sosyal inovasyon alanında kâr beklentileri sınırlıdır, bu da sosyal inovasyon faaliyetlerine yatırım yapma ve kaynak sağlama kararlarının önündeki bir engel olarak görülmektedir. Sonuç olarak, sosyal sorunları ele almayı amaçlayan sosyal inovasyon faaliyetlerini desteklemek için özel süreçler ve mekanizmalar özellikle oluşturulmalıdır.

Bu engeller yönetişim ve koordinasyon verimsizliği, sosyal inovasyonlara yatırım teşviklerinin eksikliği ve belirsizlik ile sonuçlanmaktadır. Bütün bu engeller sosyal inovasyonun gelişmesini ve yayılmasını sınırlandırmaktadır. Sosyal sorunlar büyüdükçe, bunları çözememenin maliyeti önemli ölçüde artmaktadır. Dolayısıyla, sosyal sorunların üstesinden gelmek için inovatif çözümler kullanılamamaktadır. Sosyal sorunların üstesinden gelmek için yeni çözümler, kolektif girişimler, yeni araçlar ve yeni kamusal destek ve yönetim modelleri gerekmektedir. Her düzeyde çeşitli özel ve kamu kurumları, araştırma kuruluşları, sosyal kalkınmayı ve sosyal inovasyonu teşvik etmek için özel projeler yürütmelidir.

Sosyal İnovasyon Nedir?

Sosyal İnovasyon, ‘değer yaratma’ anlamında geleneksel yeniliği ifade eder. Nihai hedefi sadece ekonomik değer yaratmak değil, aynı zamanda sosyal kurumları da geliştirmektir.
1. Sosyal inovasyon, yeni sosyal ilişkilerin yaratılması ve [1]
2. Eylemde bulunmanın ve düşünmenin yeni yollarıdır. [2]
3. Bazı kuruluşlar sosyal inovasyonu bir yaklaşım olarak görmektedir: [3]

Sosyal inovasyon, iklim değişikliği, eşitsizlikler, yoksulluk, işgücü piyasası, istihdam sorunları, sağlık ve eğitim sistemlerindeki boşluklar, yaşlanma ve göç gibi toplumsal sorunları doğrudan ele alan faydalı sonuçlar sağlamaya çalışmaktadır. BEPA’ya göre, sosyal inovasyonun bu tür sonuçları sağlayabileceği üç toplumsal düzey vardır:

1. Sosyal talepler seviyesi: mevcut kurumlar tarafından ele alınmayan ve genellikle savunmasız insanları diğerlerinden daha fazla etkileyen belirli grupların karşılaştıkları belirli sorunlarla mücadele etmek. Bunlar tipik olarak mikro düzeyde görülür.
2. Toplumsal sorunlar seviyesi: İnsanları daha büyük bir sosyal ölçekte veya tüm sektörlerde etkileyen sorunlarla mücadele, genellikle sosyal aktörler arasında yeni ilişkiler biçimleri gerektiren sosyal, ekonomik, çevresel ve kültürel faktörlerin karmaşık ilişkileriyle kendini gösterir.
3. Sistematik değişim seviyesi: Yönetişim yapılarını değiştirerek güçlendirme ve öğrenmenin refahın kaynakları ve sonuçları olduğu daha katılımcı arenalar yaratarak toplumun, kurumların ve aktörlerinin çalışma biçiminde bazı temel dönüşümleri sağlamaktır. Bu genellikle makro düzey olarak görülür.

Genel olarak, sosyal inovasyon yaklaşımları:

1. Bilgi paylaşımı ve bilginin mülkiyeti söz konusu olduğunda kapalı olmak yerine açık olmak;
2. Çok disiplinli ve geçmişin tek bölümü veya tek meslek çözümlerinden daha çok problem çözme ile bütünleşmiş;
3. ‘Aşağıdan yukarıya’ uzman liderliğinden ziyade vatandaşların ve kullanıcıların katılımı ve güçlendirilmesi ile ilgilidir.
4. Arz odaklı değil talep yönelimlidir.
5. Çoğu çözüm yerel koşullara uyarlanmalı ve bireyler için kişiselleştirilmelidir, çünkü seri üretim yerine özel olarak üretilmiştir.

Sosyal inovasyonlar genellikle bazı aşamalardan geçer. Fikir olarak başlar, bunlar daha sonra pilot veya prototip haline getirilebilir. Başarılı olursa, yeni modeli uygulama süreci vardır. Son aşama, yeni yaklaşımın gerçek bir etki yaratması ve normun bir parçası olması için ölçeklendirilmesidir.

Sosyal Girişimciler

• Sosyal girişimcilik terimi, risk alma ve az kullanılan varlıkları kullanmanın yaratıcı yollarını bulma isteği de dahil olmak üzere sosyal amaçlar için yeni girişimler yaratmada yer alan bireylerin davranışlarını ve tutumlarını tanımlamak için kullanılır.
• Sosyal girişimler sadece hissedarlar ve organizasyon sahipleri için kârı en üst düzeye çıkarma ihtiyacıyla hareket etmemektedirler. Asıl amacı, pay sahipleri ve hissedarlar için kar yaratmak yerine sosyal etki yaratmaktır.
• Sosyal işletmeler, vakıflar, hayır kurumları ve kooperatifleri de içeren sosyal ekonominin bir parçasıdır. Sosyal ekonomi ve sosyal girişimcilik de sosyal inovasyon araçlarıdır. Genellikle dezavantajlarla karşılaşan kişilere istihdam olanakları sağlar ve/veya yoksulluk veya dışlanma riski altındaki kişilere sosyal hizmetler sağlarlar. Sosyal değişime yönelik sivil toplum girişimlerinde de sıklıkla yer alırlar.

Paylaşılan Değer Yaratmak İçin Sosyal İnovasyon

İyi bir getiri elde etmek isteyen sosyal yatırımcılar için aşağıdaki fikirler paylaşılan değer yaratma fırsatı olarak sunulmaktadır:
1. Kurumun sürdürülebilirlik stratejisine bağlı sosyal inovasyon için bir strateji ve eylem planı hazırlamak.
2. Yeni organizasyonları destekleyerek ve mevcut organizasyonları uyarlayarak sosyal inovasyon için kapasite geliştirmek. Bu, sosyal inovasyon için bağımsız üçüncü sektör faktörlerinin desteklenmesini ve kamu sektöründe birimler kurulmasını içerebilir.
3. Yenilikçi ve sektörler arası yaklaşımları teşvik etmek için kamu alımlarının gücünü kullanarak sosyal inovasyonlar için pazarın güçlendirilmesi ve sektörler arası işbirliklerinin teşvik edilmesi.
4. İnovasyon sürecinin her aşaması ve özellikle pilot uygulamaların ve ölçeklendirmenin finanse edilmesi için yeni finansman modellerine yatırım yapmak. Yeni finansal araçların sonuçlara dayalı yaklaşımları nasıl destekleyebileceğini keşfetmek (örneğin sosyal etki tahvilleri veya çıktı modellerine göre ödeme).
5. Mevcut ve önerilen politika ve projelerin etki değerlendirmesi, kıyaslama ve karşılaştırılması için sosyal inovasyon sonuçlarını ölçmek için daha iyi yapıların oluşturulması.
6. Sosyal inovasyon yaklaşımları konusunda değişimi ve öğrenmeyi teşvik etmek.

Sonuç Olarak

Şirketler toplumsal sorunları ele almak veya sosyal işler oluşturmak için mevcut iş modellerini kullanmaktadırlar. Bu operasyonlar genellikle kar amacı gütmeyen kuruluşların ve hükümetlerin yapamayacağı şeyleri başarabilir. Uzun vadede sosyal inovasyon, paylaşılan değer yaratmayı amaçlayan şirketlere aşağıdaki faydaları sağlayabilir:
1. Öğrenim ve deney için arena sağlanması
2. Şirket itibarının artması
3. Çalışanlara bu konuda amaç vermesi
4. Şirketin gelecekteki potansiyel pazarlara erişebilmesi
5. Kanun koyucular ve diğer paydaşlar ile ilişkilerin geliştirilmesi

Social Innovation to Drive Shared Value

 

PAylaş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on skype
Share on whatsapp
Share on email